| | Üretsiz Blog oluştur
 
Nov
08
    
mormenekse | 08 Kasım 2008 19:31 | fav | etiket:  
Günümüzdeki ilişkilere baktığımızda, zor durumda olanın genelde kadınların olduğunu görüyoruz..



Kadın çabalar.


Kadın koşar..


Kadın yalvarır..


Erkekse olağanda sertliğiyle durur karşısında..


Şiddet gösterir..


Kadın ağlar..


Erkek hakaret eder..


Kadın üzülür..


Sevdiği adamın her sözü kalbine bir ok gibi iner..


Erkek durmaz..


Devam eder..


Bilmez..


Erkeğin bilmediği bir şey daha vardır..


Yaptığı her hata kadının defterine bir çeltikdir..


Kadın her kırıldığında hayali defterine bir not daha düşer..


Her üzüntüde o deftere yeni satırlar eklenir..


Örneğin bir kaç kız toplandığında, defter açılır..


Kısmen..


Çünkü esas notlar her zaman en sona saklanır..


Satırlar süzülür gözyaşları eşliğine..


Nefretler dile gelir..


Boş telkinler eşliğinde..


Sonuçta dönülen nokta yine aynı olur..


O adamdır..


Kadın üzüleceğini bile bile gider o adama..


Başına gelecekleri bile bile tutar elini..


Kırılacağını bile bile sarılır boynuna..


Öper uzun uzun..


Erkek, kendisine verilen gizli bir şansı yine hiçe sayar..


Boş tartışmalarla heba olur geçen zaman..


Kadın yine üzülür..


Yine ağlar..


Ve erkek gider en sonunda..


Kaçar..


Kadın yaşayan ölü olur..


Attığı her adımda hüzün vardır artık..


Zamanla azalsa da içinde kalır hep bir şeyler..


*


Kaçıp giden erkeklerin geri dönmesi sıkça görülen bir durumdur..


Çünkü erkeklerin hayatı hep bir arayış içindedir..


Tutunacak bir dal aramakla geçer hayatları..


Gözünün önünde olanı değil başkasını arar..


Tüm kapılar kendisine kapandığında eskiler dönüş yapar..


Erkekler birer çocuktur..


En sert, en ciddi duruşun altında bile zayıf bir ruh vardır..


Çok çabuk incinir o..


Belli edilmemesi için şiddete başvurulur..


Sürekli istekler, sürekli engellemeler hep bundandır..


Erkekler sanıldığı kadar güçlü değildir..


*


Kadın üzüldüğünde kolay kolay silemez yaşananları..


Kadınların en sık başvurduğu beyaz yalandır bu..


Unuttum, boşver vs..


Her ayrıntı bir nottur kadının gizli defterinde..


Her notun bir çıkış zamanı vardır..


İlişkilerde iktidar her zaman kadının elindedir..


Kadın bir süreliğine erkeğe devreder ünvanını..


Erkeğin üstün görünmesi hoşuna gider..


Çocukluğundan beri liderlik kompleksleriyle büyüyen erkek bu ’’geçici’’ ünvanı sürekli sanır..


Kendi küçük egoları yüzünden büyük yaralar açar sevgilinin kalbinde..


Aşkın son, nefretin ilk damlalarını damlatır sevgilinin kalbine..


Erkeğin her hatası kadının içinde saklanır..


Aylar hatta yıllar sonra ortaya çıkmak üzere depolanır beyninde..


Kadın sadece uygun zamanı bekler..


Ölümcül darbe hazırdır..


Hiç beklenmedik bir anda notlar çıkartılır ortaya..


Hatalar bir bir sıralanır..


Defter açılmıştır..


Erkeğin bir zamanlar basit gördüğü şeyler şimdi kabusu olmak üzeredir..


Kırılan kalp tekrar onarılamaz..


Kadının iktidar zamanı gelir..


Erkek gerçekle yüzleşir..


*


Her kadın biraz zalimdir aslında..


Sadece bunu her zaman belli etmezler..


Bu yüzden bir kadını üzmeden önce 2 kere düşünün..

alıntıdır


 
Sep
06
    
mormenekse | 06 Eylül 2008 16:20 | fav | etiket:  

SÖYLEYEMİYORUM……………………….

NİCE KIŞLAR  GÖRDÜ YARALI VE SUSKUN BU GÖNÜL

ÇOK ŞEYİ HİSSETMEDEN YAŞAMADAN GEÇTİ ÖMÜR

YÜREKTE GÜZELLİKLERE  İÇTEN SEVGİYE YARI AÇ YARI TOK

CANIM YILDIZLAR GİBİ PARLAYAN SÖZLERİNDE  BULDUM KENDİMİ

ANLATAMAM.. GÖZLERİM ANLATIR BELKİ TİTREYEN SESİM…..

ANLARSIN ..ANLIYORSUN YA…YİNEDE.. SÖYLEYEMEM….

SENİNLE GÖRDÜM BAŞLADIM HİSSETMEYE YAŞAMAK KADAR

BİLİYORUM Kİ UNUTMUŞUM DEDİĞİM ANCAK UNUTAMADIĞIM

YAŞAMAK İSTEYİPTE YAŞAYAMADIĞIM

HANİ ZAMAN ZAMAN DA OLSA DUYMAK İSTEYİP DE  DUYAMADIĞIM SÖYLEYİPTE KARŞILIK BULAMADIĞIM

HATIRLAMAK İSTEMEDİĞİM ANCAK BİR O KADARDA

TİTREK DUDAKLARLA MIRILDANMAKTAN KORKTUĞUM

UYKULARIMDA DAHİ GÖREMEDİĞİM ÇOK ŞEYİ..

ANLATAMAM..BELKİ GÖZLERİM ANLATIR BELKİ TİTREYEN SESİM…..

ANLARSIN..ANLIYORSUN YA…YİNEDE.. SÖYLEYEMEM….

SENDE GÖRDÜM ..MASUMİYETİ…YÜREKTE GÜZELLİĞİ…SUSTUM..SÖZLERİNİN TÜMÜNDE HAKLISIN

ANCAK EVET BENİM İÇİN HER ŞEYSİN DAHİ DİYEMEDİĞİM..

YAŞAMADIĞIM ANCA BELKİ YILLAR YILI ÖZLEM DUYDUĞUM

BELKİ HAYIR DA DESEM.. ARTIK SENİNLE GÖRDÜĞÜM SEVİLMEYİ SEVMEYİ ..HİSSETTİĞİM SICACIK DUYGULARI..

İŞTE BU DAHİ DİYEMEDİĞİM YAŞAMIN SEVDANIN GÜZELLİĞİNİ..

KISACA SÖYLEMEKTEN KORKTUĞUM ANCAK YÜREĞİMDE YAŞADIĞIM ANLAMLI GERÇEĞİ…

YÜREKTEN İNANIYORUM SANA BİR BAKSAN…. GÖZLERİME

GÖRÜRSÜN NE KADAR İÇTEN EVET DEDİĞİMİ..

YAŞIYORUM SENİNLE….AMA SÖYLEYEMİYORUM .

DEDİM YA HER ZAMAN  SUSMAKTA BULUYORUM YA  ÇOK ŞEYİ….YAŞAMAYI SENDEN DUYMAYI GÜZEL SÖZLERİ YÜREKTEN HİSSEDİYORUM…YAŞAMAK  İSTİYORUM ..AMA…SÖYLEYEMİYORUM…

GEL BAK CESUR YÜREĞİNLE..BAK NELER GÖRÜRSÜN GÖZLERİMDE…İFADE ETTİĞİNDEN FAZLA SI VAR YÜREĞİMDE..

ANLATTIKLARIN DAN DA  ÖTE.. İÇİMDEKİ FIRTINALARI…

SENİN KİŞİLİĞİNİ ..YÜREĞİNİ.. BESLEDİĞİM DUYGULARI….

DEĞER GÖRMEDEN GEÇMİŞ ANLAŞILMADIĞIM YILLARI..

DEDİM SUSMAKTA BULUYORUM YA  ÇOK ŞEYİ.

SÖYLEYEMİYORUM…

FARKLISIN HER AÇIDAN  DOSDOĞRU.. GERÇEK.. SÖZLERİN

SENİ TANIDIKÇA…ŞAKINIM..ANLADIKÇA HAYRAN..

MESAJLARINI  SATIR SATIR OKUDUKÇA… İÇER GİBİYİM

HASRETİM BU ÖZLEMLERE KENDİMDEN GEÇER GİBİYİM

BİLİYORUM..SESSİZİM…EVET SUSKUNUM BİR O KADAR.... KONUŞAMIYORUM .KORKARIM SÖYLEYEMEM..

DEDİM YA… DUYMADIM Kİ  BEN BU GÜZEL SÖZLERİ HİÇ

YAŞAMIŞ HİSSETMİŞ OLSAYDIM.. DERMİYDİM  SANA GARİP

ANLATAMAM..BELKİ GÖZLERİM ANLATIR.. BELKİ TİTREYEN SESİM…..KİM BİLİR BELKİDE SICAK NEFESİM..

ANLARSIN ..ANLIYORSUN YA …

YİNEDE.. SÖYLEYEMEM ….

HAYRANIM HER ŞEYİNE …SÖZLERİN KADAR YÜREĞİNE

YARINLARA OLAN UMUDUNA …İYİ VARSIN DEDİĞİM

VARLIĞINA. HAYATA ANLAM VEREN SEVGİLERİNE…

SESSİZCE ..YALNIZ DÜNYAMA ILIK BİR NEFES GİBİ GİREN…

ANCAK BİR  O KADAR GÜZELLİKLERLE  BEN GELDİM DİYEN

SANA….CANIMA..SÖYLEYEMEM HASRETLERİMİ..

BİLİYORUM YÜREKTEN BAKARSIN SEN ANLARSIN SEN  HER ŞEYİ..

DEDİM SUSMAKTA BULUYORUM YA  ÇOK ŞEYİ.

SÖYLEYEMİYORUM…SENİ NE KADAR SEVDİĞİMİ..

ANLATIYOR İÇTENLİKLE SÖYLEDİĞİN SÖZLER BANA

KISACA SÖYLEMEKTEN KORKTUĞUM ANCAK

BİR O KADAR YÜREĞİMDE YAŞADIĞIM ANLAMLI GERÇEĞİ…

YÜREKTEN İNANIYORUM SANA GÖZLERİME BİR BAKSAN….

GÖRÜRSÜN NE KADAR İÇTEN EVET DEDİĞİMİ..

YAŞIYORUM SENİNLE….AMA SÖYLEYEMİYORUM .

ÜRKEK VE TİTREYEN GÜL YÜREĞİMLE SUSKUNLUĞUM…

HANİ DİYORUM YA  ZAMAN ZAMAN  UNUTTUĞUM…

DİLİM SÖYLEMESE DE  ASLA UNUTAMADIĞIM.

İÇTEN İÇE SENİNLE HİSSEDEREK YAŞADIĞIM

ANLATIYOR YA HANİ ŞİİRLERİN ÖZLEMLER KADAR HASRETLERİ..

SÖYLEYEMEM BELKİ ..AMA SENİNLE YAŞIYORUM ÇOK ŞEYİ..

VERDİĞİM DEĞER KADAR İÇİMDEKİ HUZURU SEVGİYİ AŞKI

ANLATAMAM..BELKİ GÖZLERİM ANLATIR.. BELKİ TİTREYEN SESİM…..SÖZLERİN KADAR SICAK NEFESİM..

ANLARSIN ..ANLIYORSUN YA …YİNEDE.. SÖYLEYEMEM ….

AMA BİLİYORUM Kİ..ANLAR SENİN GÜL YÜREĞİN..

İŞTE O ZAMAN YİNE ÜRKER GARİP YÜREĞİM…

ANLATAMAM..BELKİ GÖZLERİM ANLATIR BELKİ TİTREYEN SESİM…..ANLATIR SÖZLERİN KADAR SICAK NEFESİM..

ANLARSIN ..ANLIYORSUN YA …YİNEDE.. SÖYLEYEMEM ….

BİLİYORMUSUN….SÖYLEYEMEM …BELKİ HER ŞEYİ AMA ….

HİSSETMEKTEYİM..ÖĞRENDİM SENİNLE YILDIZLARIN PARLAYIŞINI..SICACIK DUYGULARIMIN SANA DOĞRU AKIŞINI..

UNUTTUM DESEM DE  UNUTAMADIĞIM..HASRETLERİ..

ÖZLEMLE .YÜREĞİMİN  SAYGI KADAR SEVGİYLE SANA AKIŞINI

HİÇ OLMADIĞI KADAR TİTREK  SEVİNÇLE ATIŞINI

HATIRLADIM ANLAR YÜREĞİM SENİ..SENSİN TEK GERÇEĞİM

ANLATIYOR İÇTENLİKLE SÖYLEDİĞİN SÖZLER BANA

KISACA SÖYLEMEKTEN KORKTUĞUM ANCAK

BİR O KADAR YÜREĞİMDE YAŞADIĞIM ANLAMLI GERÇEĞİ…

YÜREKTEN İNANIYORUM SANA BİR BAKSAN…. GÖZLERİME

GÖRÜRSÜN NE KADAR İÇTEN EVET SENİNLEYİM DEDİĞİMİ..

YAŞIYORUM SENİNLE….AMA SÖYLEYEMİYORUM .

ANLATAMAM..BELKİ GÖZLERİM ANLATIR.. BELKİ TİTREYEN SESİM…..KİM BİLİR BELKİDE SICAK NEFESİM..

ANLATIYOR GERÇİ ÇOK ŞEYİ SANA SUSKUN ..SANA MAHMUR

SANA VE SENDEKİ SÖZDE VE ÖZDE GÜZELLİKLERE BAKIŞIM..

ANLARSIN ..ANLIYORSUN YA …YİNEDE.. SÖYLEYEMEM ….

ANLATIYOR İÇTENLİKLE SÖYLEDİĞİN SÖZLER BANA

KISACA SÖYLEMEKTEN KORKTUĞUM ANCAK

BİR O KADAR YÜREĞİMDE YAŞADIĞIM ANLAMLI GERÇEĞİ…

YÜREKTEN İNANIYORUM SANA BİR BAKSAN…. GÖZLERİME

GÖRÜRSÜN NE KADAR İÇTEN EVET DEDİĞİMİ..

YAŞIYORUM SENİNLE….AMA SÖYLEYEMİYORUM .

DEDİM YA HER ZAMAN  SUSMAKTA BULUYORUM YA  ÇOK ŞEYİ….YAŞAMAYI SENDEN DUYMAYI YILLAR VARKİ…

DUYMAK İSTEYİPTE DUYAMADIĞIM GÜZEL SÖZLERİ

YÜREKTEN HİSSEDİYORUM…YAŞAMAK  İSTİYORUM ..AMA…SÖYLEYEMİYORUM…



 
Sep
02
    
mormenekse | 02 Eylül 2008 19:48 | fav | etiket:  

 Acılar acı değilmiş,ayrılıklar ayrılık!


Toprağın altına girince anladım,elimden bir şey gelmiyor artık.

Beğenilmek için giyindim,kuşandım!insan içinde gayrete geldim,yalnızken üşendim!

Bitişik mezardakinin kefeni yırtık o cenneti seyrediyor bense cehennemi.

Herkes bana boyun eğerdi.Ayaklarım toprağı titretirdi.Yumuşak yataklar sardı beni hep,sıcak kucaklar.Göğsümde kertenkele var şimdi gözlerimde böcekler...

Dört yanım duvar üst yanım örtük elimden birşey gelmiyor artık!…


Nerde makam sahibi var, onu tanırdım, kendimi önemli biri sanırdım, bana her şeyi verenden her şeyi kıskanırdım!

Burası öyle bir yer ki, sıfatlar servetler bela oluyor! Münker-nekir kaşları çatık, geri dönmek istiyorum geri dönmek,Elimden birşey gelmiyor artık!..

Ve benden şanslıdır,karadan su diye zıplayan balık,defterim soldan verildi,

Elimden birşey gelmiyor artık!..Yılları onyılları su gibi harcadım,bilseydim ah!..saniyenin nabzını tutardım.
yoksulun ayağına kapanır,alimin eşiğinde yatardım.

”Rabbin kim?” dediler dilim dolaştı.duyulmadı,taş taş üstüne bırakmazdı dünyada,son pişmanlık,son hıçkırık!Elimden bir şey gelmiyor artık!..

Omuzları üzerimde getirenler mezarımın başında oturanlar gitti işte..

Koynunda uyuduğumun muhabbeti,okşayarak büyüttüğümün hasreti bitti işte..

Orada ormanlarım,bahçelerim vardı,hani burada ağacım..

Ey kapımdan eli boş dönenler,zebaniler bekliyor yüzleri asık.Duanıza şiddetle muhtacım,elimden birşey gelmiyor artık!…

Acılar acı değilmiş ayrılıklar ayrılık..

Son nefesten sonra anladım elimden birşey gelmiyor artık!islamiyet.



 
Sep
02
    
mormenekse | 02 Eylül 2008 19:44 | fav | etiket:  

BÖYLE BİR DOSTUNUZ OLDU MU?

* Daima düşünceliydi.
* Susması konuşmasından uzun sürerdi.
* Luzumsuz yere konuşmazdı.
* Konuştuğunda ne fazla, ne de eksik söz kullanırdı.
* Dünya işleri için kızmazdı.
* Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı.
* Kötü söz söylemezdi.
* Affediciliği tabii idi, intikam almazdı.
* Düşmanlarını affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer de verirdi.
* Kimseyle çekişmezdi.
* Çok konuşmazdı.
* Boşşeylerle uğraşmazdı.
* Umanı umutsuzluğa düşürmezdi.
* Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı.
* Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınar ve ayıplardı.
* Kimsenin kusurunu araştırmazdı.
* Kimseye hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi.
* Yanında en son konuşanı ilk önce konuşan gibi dikkatle dinlerdi.
* Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi.
* Her zaman ağırbaşlıydı.
* Konuşurken çevresindekileri adeta kuşatırdı.
*Kelimeleri parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı.
* Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü.
* Yürürken ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yanına salınmazdı.
* Adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilirdi.
* Vakar ve sükunetle rahatça yürürdü.
* Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi.
* Dostlarına şöyle derdi: “ Dünya da garip bir kimse, yahut bir yolcu gibi ol “
* Her zaman hüzünlü ve mütebessim bir haletle dururdu.
* Adet üzere sarfedilen hiçbir kötü sözü ağzına almamıştı.
*Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı.
* Fakirlerle birlikte yerdi; öyle ki onlardan ayırt edilmezdi.
* Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı.
* Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmezdi.
* Bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı.
* Sabahları evinden çıkarken şöyle derdi: “ İlahi, doğru yoldan sapmaktan ve
Saptırılmaktan, kanmaktan ve kandırılmaktan, haksızlık etmekten ve
Haksızlığa uğramaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım “
*Sıradan değildi. Ama sıradan insanlar gibi yaşardı..

*** O, HZ. PEYGAMBERDİ. (SAV)***




 
Sep
02
    
mormenekse | 02 Eylül 2008 19:43 | fav | etiket:  
 
Kafamın yedi kapısından karanlık ordular saldırıyor. Kafamın yedi kapısından çıkacak askerler yok. Kale içten çökmüş. Kaledekiler birbirine düşmüş. Başımı sokacak bir dam altı, girip yakıcı serpintilerden korunabileceğim bir sığınak arıyorum.Gezdiğim yerler dağıtıyor beni, çaldığım kapılar yıkıyor benliğimi. Nereye gitsem, nerelere gitsem?


Git(me)mek varla yok arasında mıdır..?
Ey TAŞ Kalbim..
Kimim ki ben,nereye gideyim..?
Çaresiz(im) kalbim yolcu oldum yolunda,
Ama sen yolum ol kalbimin taşlı yollarında..


Şair;‘Zekeriya saklayan ağaç yok, ortasından biçilmek için bile.’ demiş üstelik. Düşman evimin içinde, kumandadaki bir düğme kadar yakın bana. Düşman sokağımda, düşman işimde.
Dahası düşman içimde.

Bir kalbim kalmış sığınabileceğim yer’derken,baktım kapıları duvar olmuş onun da. Kalbime girebilseydim, zümrüt tepelerine tırmanabilirdim belki. Kalb kapısı açılsaydı, orada Dost’u bulmayı ümit edebilirdim.Her şeyle doluysa kalbim, masivayla doluysa,kendime olsun yer bulabilir miyim bilmiyorumama. Sabırsızlıkla, yitirmişlikle, dahası isyanla kirletmişsem kasrını, Sultan tenezzül edip iner mi oraya...

Kalbim sana geldim aç artık kapılarını..
Sana sadece Dost'u(mu) sakladığın gibi benide sakla,
Kan kokan güllerinimin hatırına..
Beni de sakla beni de kabul et diyarına..
Af(fet) gelmeye yüzüm yok belki ama O' var orada ..!!!


Temizlemek için olsun açabilseydim kalbin kapılarını. ‘Sultan gelir belki’ deyip hazırlayabilseydim. Mübarek günler geldi geçti, ben gafil.. mübarek aylar geldi geçti, ben gafil.. ömür geçiyor ey gafil!
Geçen hergün ömürdendir gafil..

Sanma ki günler geçiyor asıl ÖMÜR BİTİYOR..


Sad Kafamdan hayır yok kalbim, elimden ayağımdan hayır yok bildim; hiç değilse sen titreseydin bir kere. Ürperseydin bir kere. Belki sen titresen, kafanın tozları dökülürdü.. sen esenlikler göndersen damarlar boyu, ele ayağa mecal gelirdi belki.
Sen bir güzele dönsen, tövbeye dilim dönerdi belki.


Tövbeyi yar eyledim dilime artık..
YAR diye yalvarıyorum tövbelerim ile..
Ahh ben..!!!
TAŞ kesildi kalbim bilirim..
Bilirsin..!!! (kalbim)


Son ümidim sende yine kalbim, işte kapını çalıyorum. Aç kapını da gözüm yaşarsın, kim bilir yıkanır kirin pasın. Belki kasrına nüzul eyler Sultan. Belki merhamet eder, sana da bakar Rahman.
Yeter ki kapıların duvar olmasın böyle, kurşun mühürler olmasın kilit üstünde. Kapını çalıyorum kalbim, açıl bana, varsa göster güzelliklerini. Kapını çalıyorum, kendimi göremezsem, kendimi bilemezsem; hiçbir şeyi göremem biliyorum, bilemem kimseyi.
Bir kez aç kapılarını bana ne olur bir kez..!!!


Sende yaşayan,yıllardır hasret kaldığım bana..
Öyle ihtiyacım var ki..!!!
Özledim sendeki DOST'umu..
Özledim DOST'um
Muhtacım DOST'u-ma..
Muhtacım(ız)..
Çok kırgınsın bana kalbim biliyorum..
Af(fet) ne olur..
TAŞ dedim sana ama
Artık yumuşa ne olur ..NE OLUURR..


Kalbim bu çaldığım kapındır. Rahmet kapısı açık biliyorum. Af kapısı açık.sen kapalıyken nasıl geçebilirim o kapılardan.
Senden çıkmazsa sözlerim, ‘kalp para’ gibi geri çevrilmez mi?


Rahmet kapısı..
Kalbim Rahmeti ile yaşıyorsun O'nun hürmeti ile..
Sen bir kez açsan kapını..
Tamam açmak istemiyorsan da az biraz aralasan yeter bana..
O elimden tutup kurtacak beni,gafil-aciz BENliğimden..
Kapını kapattığından bu yana ben hala kapındayım..
Hiç biryere gitmedim ki..
Pusuda bekliyorum öyle ağır geliyor ki bu bekleyiş..
Omzumdaki yüklerim ile başım daha da eğik O'na kavuşma muradı ile


Kapını çalıyorum kalbim,
ama kilidin mi paslanmış, kurşun mühürlerle mi mühürlenmişsin, ama niye?


Kalbime kalbim diyemeden ölmek ne acı.(der şair)
Ben artık sana kalbim diyorum..
Ama TAŞ olduğun için seviyorum seni..
TAŞım diye üzülme kalbim..
Ne mutlu ki sana TAŞ olsan da..
O'nunla yaşıyorsun O'nun huzurunda O'nun varlığı ile..
Ben ne yapayım şimdi..
Beklemeye devam mı edeyim kapında..?

Kalbim kapını çaldım. Kırar geçerim açılmazsan...
Kalbim kıramam seni, biliyorsun,
yumuşa sen de...
Muradım sen değilsin ki kalbim. Senden geçeceğim...

Böbürlenmek niye?


Hüdayi Can


 
Sep
02
    
mormenekse | 02 Eylül 2008 19:34 | fav | etiket:  
1-ALLAH Her şeyin gerçek mabudu
2-RAHMAN Dünyada bütün mahlukatı rızıklandıran
3-RAHİM Ahirette yalnız dostlarına rahmet edecek
4-MELİK Bütün mevcudatın gerçek sahibi ve hükümdarı
5-KUDDÜS C.C. Bütün mahlukatı maddi ve manevi kirlerden arındıran
6-SELAM Her türlü tehlikeden kullarını selamette kılan
7-MÜMİN Kalplerde iman nurunu yakan ve kullarına güven veren
8-MÜHEYMİN Bütün varlıkları ilim ve kontrolu altında tutan
9-AZİZ Sonsuz izzet sahibi olan
10-CEBBAR C.C. İstediğini zorla yaptıran
11-MÜTEKEBBİR Sonsuz büyüklük ve azamet sahibi
12-HALİK Her şeyi yoktan yaratan
13-BARİ Eşyayı ve herşeyin aza, cihazatını birbirine uygun yaratan
14-MUSAVVİR Her varlığa münasip şekil giydiren
15-GAFFAR C.C. Çok affeden
16-KAHHAR Her şeye galip gelen ve bütün düşmanlarını kahreden
17-VEHHAP Bol bol hediyeler veren
18-REZZAK Bütün rızka muhtaç olanları rızıklandıran
19-FETTAH Her şeyi hikmetle açan
20-ALİM C.C. Her şeyi hakkıyla bilen
21-KABİD İstediğinin maddi ve manevi rızkını daraltan
22-BASİT İstediğinin maddi ve manevi rızkını genişleten
23-RAFİD İstediği kulunu şeref sahibi iken rezil rüsvay eden
24-RAFİ Dilediklerinin mertebesini yükselten
25-MUİZZ C.C. İstediğine izzet veren ve şereflendiren
26-MÜZİLL İstediğini zelil kılan
27-SEMİ Gizli açık her sesi işiten
28-BASİR Her şeyi bütün incelikleriyle gören
29-HAKEM Hükmeden hakkı yerine getiren
30-ADL C.C. Tam adaletli, Allah adildir zalimleri sevmez
31-LATİF Lutfu keremi bol olan
32-HABİR Her şeyden haberdar olan
33-HALİM Yaratıklarına son derece yumuşak muamele eden
34-AZİM Kendisine büyük ümitler beslenen
35-GAFUR C.C. Kullarının günahlarını bağışlayan
36-ŞEKUR Rızası için yapılan işleri bol sevapla karşılayan
37-ALİYY Her şeyiyle yüce olan
38-KEBİR Varlığının kemaline hudut yoktur
39-HAFIZ Her şeyi muhafaza eden
40-MUKİT C.C. Her türlü mahlukata münasip rızık veren
41-HASİB Kullarının bütün fiillerinin hesabını gören
42-CELİL Yücelik ve ululuk sahibi
43-KERİM İyilik ve ikramı bol olan
44-RAKİB Bütün varlıklar üzerinde gözcü
45-MUCİB C.C. Kullarının dualarına cevap veren
46-VASİ İlim ve insanı her şeyi içine alan
47-HAKİM Her şeyi yerli yerinde yapan
48-VEDÜD İtaatkar kullarını çok seven
49-MECİD Azamet şeref ve hakimiyeti sonsuz
50-BAİS C.C. Peygamberler gönderen ve ölüleri dirilten
51-ŞEHİD Kullarının her yaptığını gören
52-HAKK Varlığı hiç değişmeden duran, daima sabit
53-VEKİL Kendine güvenen kullarının işini en iyi yoluna koyan
54-KAVİY Güç ve kuvveti sonsuz olan
55-METİN C.C. Hiçbirşey hükmünü sarsmayan ve kendisine güvenilen
56-VELİY Müminlerin dostu olan
57-HAMİD En çok övülen ve en çok övgüye layık olan
58-MUHSİ Her şeyin sayısını bir bir bilen
59-MÜBDİ Mahlukatı örneksiz ve yoktan yaratan
60-MÜİD C.C. Mahlukatı öldükten sonra yeniden dirilten
61-MUHYİ Canlılara hayat veren
62-MÜMİT Canlı bir mahlukun ölümünü yaratan
63-HAYY Gerçek hayat sahibi olan
64-KAYYUM Gökleri yeri ve bütün mahlukatı ayakta tutan
65-VACİD C.C. İstediğini bulan
66-MACİD Sonsuz şan ve yücelik sahibi
67-VAHİD İsimlerinde sıfatlarında ve fiillerinde ortağı olmayan
68-SAMED Her şey kendisine muhtaç, O kimseye muhtaç değil
69-KADİR Sonsuz kudret sahibi olan
70-MUKTEDİR C.C. Her şeye gücü yeten
71-MUKADDİM Dilediğini öne geçiren
72-MUAHHİR İstediğini arkaya bırakan
73-EVVEL Herşeyden önce olan
74-AHİR Herşeyden sonra olan
75-ZAHİR C.C. Varlığı apaçık görünen
76-BATIN Herşeyin iç yüzünden haberdar olan
77-VALİ Mahlukatın işlerini yoluna koyan
78-MÜTEALİ Ali, büyük
79-BERR Herkesten fazla iyilik yapan
80-TEVVAB C.C. Bütün tevbeleri kabul eden
81-MÜNTEKİN Suçluları müstehak oldukları cezaya çarptıran
82-AFÜVY Kullarını çok çok affeden
83-RAUF Kullarına çok şefkat edip esirgeyen
84-MALİKÜLMÜLK Hakiki mülk sahibi O dur. Dilediğine verir, dilediğinden alır
85-ZÜLCELALVELİKRAM Büyüklük, fazl ve kerem sahibi
86-MUKSİT Bütün işleri denk, birbirine uygun
87-CAMİ İstediğini istediği şekilde toplayan
88-GANİY Gerçek zenginlik sahibi ve hiçbir şeye muhtaç olmayan
89-MUĞNİ Mahlukatının ihtiyacını giderip zengin kılan
90-MANİ C.C. İstediği şeyin meydana gelmesine engel olan
91-DARR Hikmeti gereği elem ve zarar verici şeyleri yaratan
92-NAFİ Faydalı şeyleri yaratan
93-NUR Alemleri, istediği simaları ve gönülleri
94-HADİ Kullarına hidayet veren
95-BEDİ C.C. Eser ve insanıyla varlığı apaçık görünen
96-BAKİ Varlığının sonu olmayan
97-VARİS Bütün mülk ve servetlerin hakiki sahibi
98-REŞİD Bütün işlerini ezeli hikmetine göre neticeye ulaştıran
99-SABUR C.C. Asileri hemen cezalandırmayıp çok sabreden
C.C.(Celle Celalühü


 
Sep
02
    
mormenekse | 02 Eylül 2008 18:40 | fav | etiket:  

Tükeniyorum Rabbim! Yalnız kaldığımı düşünüp, varlığının her an, her noktada tezâhür ettiğini, beni devamlı koruyup gözettiğini, gönlümden geçenlere dahî cevap verdiğini unuttuğum zaman, “Rabbim” demeyi unuttuğum an tükeniyorum!

Diriliyorum Rabbim! Sana yaslandığım, Sana güvendiğim, Sen’inle başlayıp, Sen’inle devam ettiğim, tüm işlerimi Sana havâle ettiğim an!

“Ne güzel Dost’sun” dediğim zaman diriliyorum.

Tükeniyorum Rabbim! Tüm sevdiklerimden; anne-babamdan, cânandan, ten kafesindeki cândan daha yakın olduğunu bilerek, ellerimi Sana açmayı, Sen’den netice, Sen’den çâre beklemeyi unuttuğum zaman!

“Bu dertler neden bana?” dediğim an tükeniyorum.

Diriliyorum Rabbim! Havayı soluyup Sen’inle dolduğum, gözümü açtığımda Sen’i bulduğum, en sağlıklı irtibatı Sen’inle kurduğum, tüm dünya bana küsse de Sen’in dostluğunu ümid ettiğim an! “Kahrın da hoş , lütfun da hoş” dediğim zaman diriliyorum.

Tükeniyorum Rabbim! Hayat enkâzı altında kaldığımda, çekiç misâli zaman beynime vurduğunda… Hayal, ideal diye, küçük hedefler peşinde koştuğumda… Dünya meşgalesine dalıp, bir cenneti, bir azabı, bir de ölümü unuttuğumda…

“Beni affet” demeyi azalttığımda tükeniyorum.

Diriliyorum Rabbim! Yandığımda Sen’inle söndüğüm, Seni hatırlayıp rûhumu güldürdüğüm, O sırlı gücünden kuvvet aldığım, Sen’inle yürüdüğüm, dua ederek Sen’inle konuştuğumda… İçimdeki tüm ırmaklar sana kavuştuğunda… Ruhum kitabın ve secdenle buluştuğunda… “Ya Rab, bırakma ellerimi” dediğimde diriliyorum. Yeniden cânlanıyor, cânıma cân katıyorum! Cânımda Sen’i buluyorum! Sen’inle huzur doluyorum!

Dirilişlerim, dostluğunun tercümesidir. Sen’i yâr bilişimin, yoluna serdâr oluşumun, sözlerinle hemhâl oluşumun işâretidir. Dirilişlerim, sana açılan tüm kapıların anahtarıdır… O kapılar önünde gösterebileceğim en güzel beraattır. Dirilişlerim, tüm yangınlardan firar edişim, sonu olmayan bir tebessümdür! Ruhumun ebedî dosta, yegâne vuslata ilerleyişidir. “La ilâhe illallâh”, Sen’den başka yok ilâh diyerek, kendimi Sana emânet edişimdir.

Durdur tükenişimi. Kabul buyur dostluğuna. Dirilt beni Rabbim



 
Sep
02
    
mormenekse | 02 Eylül 2008 18:31 | fav | etiket:  
Bir kez daha düşünmeye değmez mi?

Onları kolayca yapıştırırız dudağımıza; dilimizden kolayca çıkıverirler.
Ama ne söylerler, ne fısıldarlar yüreğimize.
Bir kez daha düşünmeye değmez mi?

SübhanALLAH

“SübhanALLAH” sözü, dudağına değer değmez, kendi varlığının titrekliğini hissettirir sana. Rabbini, kusurdan, noksandan, zulümden uzak görürken, kendi kusurlarını, kendi noksanlarını, kendi karanlık yanlarını görmeye başlarsın. Bütün hatlarınla varlık iddiasından geri çeker seni “SübhanALLAH!” Hatırlatır ki, varlığın senin elinde değil; asla senin elinde olmadı. Yokken varlığına dair bir fikrin yoktu. Var olma isteğin de yoktu. Rabbine uzaklığının nişanesidir “SübhanALLAH!” Uzaklıkların en uzağı ise yokluktur; hiçliktir. Yok olan uzaktır; öylesine uzaktır ki, uzak sözcüğü bile yetmez uzaklığını ölçmeye… Şimdi bir düşün. Olsan da olmasan da birdi dünya; senin yokluğun bir şeyi eksik etmeyecekti yeryüzünden. Sen olmadığında kimse yokluğunu farketmeyecekti. Ama şimdi varsın; yokluğun dipsiz kuyusundan çıkarıldın. Rabbinin dilemesiyle var edildin. Rabbin seni var etmeyi diledi; ellerin yokken elinden tuttu, yüzün yokken yüzüne baktı. İyi bil ki, en büyük sürprizdir varlığın; seni var-yok arası bir titreklikten çıkaran Rabbine minnettarlığının en doğru ifadesidir SübhanALLAH.

Elhamdülillah

Var-yok arası bir titreklikten varlığa eriştirildin. Varoluşa muhatap kılındın. Sonsuz uzak olduğun Rabbin, şimdi sana sonsuz yakınlığını anlatıyor. Sen kendi varlığından bile haberdar değilken, senin varlığına varlıkların en güzelini lûtfediyor, sana hayat bahşediyor. Sana hücre hücre dokunuyor kudret ve rahmetiyle. Senin dokunabileceğin yerlerden daha fazlasıyla dokunuyor sana. Dokunmak için kullandığın parmak uçlarının her noktasına her an dokunuyor. Kendini sevmeye ayırdığın duygularının her kıpırtısını rahmetinin avuçlarında tutuyor. Hayat ki, varlığın ışığıdır. Teninde güneşler açar hayatta olduğun için. Gözlerine kâinatlar doluşur ihya edildiğin için. Yüzün nice sevgilerin denizine akar ve birikir hayatta olduğun için. Yakınların en yakını hayattır; ihyadır. Öylesine yakın bir yakınlıktır ki hayat, bütün yakınlıkların aslı, esasıdır; bütün dokunuşların mayası ve kıvamıdır. Rabbinin tecellisi nabzında, kalbinin her kıpırtısında geziniyor şimdi. Sana şah damarından da yakın olduğunu söyleyen Rabbin, kendi varlığının diplerine senden daha yakındır. Hamd, bu yakınlığın ifadesidir dilinde. Nice şekerleri şeker eyleyen sırdır hamd; balları bal eyleyen iksirdir “Elhamdülillah!”

ALLAHûekber

Senin sonsuz uzak olduğun Rabbinin sana sonsuz yakın olmasıdır büyüklük. Büyüklük, sana hiç minneti olmayanın seni sonsuz minnettarlıkla nazlamasıdır. Büyüklük, sana hiç muhtaç olmayan Rabbinin senin her ihtiyacını senden önce, senin bildiğinden daha fazlasıyla, senin dilediğinden çok daha incelikle karşılamasıdır. ALLAHüekber, tesbih ile hamdin ortasıdır; cemâl ve kemâlin kıvamıdır. Tekbir, sonsuz kudret sahibinin sen acize sonsuz rahmetiyle incelikle muhatap oluşunu taşır dudağına. ALLAH, senin O’na sonsuz uzaklığına rağmen, O’nun sana sonsuz yakın olmasıyle “ekber”dir, büyüktür. ALLAH’ın büyüklüğü, her şeyi dilediği gibi helâk edecek sonsuz bir celâl sahibi olduğu halde, sana şahdamarından bile yakın olarak, diline taşıyamadığın en ince sızılarını, aklına getiremediğin en mahrem arzularını cemâliyle görüp gözetmesidir.

Maşaalllah

Sahip oldukların ile arandaki bağ nedir. Seni elindekilere bağlayan ne olabilir? Elindekiler ne kadar elinde kalır, biliyor musun? Elindekiler elinde kalsa bile, sen ne kadar elinde tutabilirsin, hesap ediyor musun? “Benim” dediğin şey, şimdilik yanında olandır. Çocuğun, eşin, annen ve baban şimdilik yanındadır; kalbinin her daim aktığı, sevgilerinin her gün dokunduğu o yüzler ayrılığa ayarlıdır. Sevdalarının hepsi bir vedayı büyütmektedir. Bir gün ya sen onlara veda edeceksin, ya onlar sırayla sana veda edecekler. Şimdi ve burada, bir arada olmanız, ancak Rabbinin dilemesidir. Rabbinin sahip olduklarını senin yanında tutmayı dilemesidir zenginliğinin nedeni. O sana sonsuzluk vaad etmeseydi, sonunda sonsuzluğun olduğu bir son sözü vermeseydi, şimdiden aranızdaki sevgiler, muhabbetler yokluğa savrulacaktı. Sahip olduğun her şey hiçliğin rüzgârlarında savrulup anlamını kaybedecekti. Sen sen ol, hiçbir şey için “bu benimdir” deme; de ki, “sadece yanımdadır.” De ki, “onu yanımda tutan Rabbimin dilemesidir.” De ki, “MaşaALLAH!”…

Selam ve Duâ ile


 
Aug
13
    
mormenekse | 13 Ağustos 2008 16:40 | fav | etiket:  

evet yeni günlüğüm

zaman değişti ,günlüklerde çağa ayak uydurdu.bundan sonra sana yazacağım.

şu an aklım bomboş,bugün boşa çalıştı.zamanı ziyan etti.hiç işe yarar birşey yapmadım.



 
Aug
13
    
mormenekse | 13 Ağustos 2008 16:20 | fav | etiket:  
Nefsimmiş meğer...

Yıllardır kendimi, güyâ tanırdım;
Sanık ben, yargıç ben, hep aklanırdım.
Şeytanı, en büyük düşman sanırdım;
Ondan da beteri.. Nefsimmiş meğer...


Gönlümü, hevâya kaptıran oymuş,
Şuûru şehvete saptıran oymuş,
Tutkuları, putlar yaptıran oymuş,
En sinsi düşmanım..
Nefsimmiş meğer...


Övgü dolu sözlerine kanmışım;
''Kalbin temiz'' demiş, gerçek sanmışım.
Hakk'ı ancak, zor günümde anmışım,
İçimdeki nankör..
Nefsimmiş meğer...

Öyle sevdirmiş ki,dünyayı bana;
Saraylar kurmuşum, üç günlük cana.
Hevâ heves denen, çöplükten yana
Beni sürükleyen..
Nefsimmiş meğer...

Meyhâne meyhâne, hayâl kurmuşum,
Çamurlu yollarda, yalpa vurmuşum,
Adresi hep, münâfıktan sormuşum;
Koynumdaki yılan..
Nefsimmiş meğer...

Dalmışım.. Her akşam cümbüşle meşke,
Kalmamış dilimde, riyâdan başka.
Bir kadehlik, ömrü olan bir aşka;
Beni kul eyleyen..
Nefsimmiş meğer...

Tutkuya döndükçe, giyim markası,
Yerde paspas olmuş, hayâ hırkası.
Kuşatmış kaleyi, şeytan fırkası;
İçindeki casus..
Nefsimmiş meğer...

Ne kadar soyarsa, insan bedeni;
O kadar olurmuş, güyâ medenî.
Bu afyonu, bir çağdaşlık nedeni,
Diyerek yutturan..
Nefsimmiş meğer...

İkbâl korkusuyla, kıstırmış beni,
Kur'ân kapısına, küstürmüş beni,
Zulüm karşısında, susturmuş beni;
Nefsimin zâlimi..
Nefsimmiş meğer...

Namaza, ''Bayramlık'' fetvâsı veren,
Kullukta, ''Mevlid''i yeterli gören,
Farz dururken, nâfileyi gösteren;
Dalâlet rehberi..
Nefsimmiş meğer...

Ağzım bağlı, güya oruç tutmuşum,
Haramları, gözlerimle yutmuşum.
Seher vakti, yorgan döşek yatmışım;
Secdeye musallat..
Nefsimmiş meğer...

Bağ bahçede, hasat vakti gelince;
Hesaplar yapmışım, inceden ince,
Lâkin, ALLAH için zekât denince;
Elimi bağlayan..
Nefsimmiş meğer...

Vermişim, ''Ne cömert'' desinler diye;
Üç beş çürük çarık, güyâ hediye.
Arkasından, dilenmişim medhiye;
Bu alkış delisi..
Nefsimmiş meğer...

Komşuda katık yok, ben tok yatmışım,
''Tembel'' demiş, gıyâbında çatmışım,
Şevkât dersi vermiş, nutuk atmışım;
Bu sahtekâr maske..
Nefsimmiş meğer...

Kur'ân ehli görmüş, küçümsemişim,
Üstelik cür'etle ''Yobaz'' demişim.
Nice kul hakkını, böyle yemişim;
Oysa gerçek yobaz..
Nefsimmiş meğer...

CENGİZ NUMANOĞLU